FRİGYA

Bölgeye adını veren Friglerin (Yunan Tarihçi Herodot’a göre tarihin en eski halkı) bundan 3 bin yıl önce kayalara evler, kaleler, anıtlar oyarak kurduğu Frig Vadisi uçsuz bucaksız güzelliği ve el değmemiş doğasıyla görülmesi gereken çok özel bir coğrafyadır. Anadolu tarihine iz bırakan eşsiz medeniyetlerden olan Frigya Krallığı, çok sayıda mitolojik öyküye konu olmuştur. Friglerin yüzyıllar boyunca yaşadığı bu vadi tarih boyunca farklı kültür ve medeniyetlere de ev sahipliği yapmıştır. Çevresinde Friglerin kaya anıtları ve kaya yerleşimleri bulunan vadide aynı zamanda Roma ve Bizans dönemlerine ait mezar odaları ve kiliseler yer almaktadır.

AYAZİNİ

Ayazini, bölgenin kolay işlenebilen volkan tüfü kaya yapısı ve jeopolitik konumu sebebiyle başta Frigler olmak üzere medeniyete yön veren uygarlıklardan olan Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından da yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

Bölgenin tamamının kolay işlenir kayadan oluşması sebebiyle sığınma amaçlı barınaklar ve kaleler; inançlarından kaynaklı olarak ise pek çok kilise ve şapel görülmektedir. Son dönemde yapılan yatırımlarla bölgenin cazibe merkezi olmasına katkı sağlıyor.

AYAZİNİ KARŞILAMA VE TANITIM MERKEZİ

Türkiye’de ilk defa, Friglerin sırlarla dolu tarihi günümüz teknolojileriyle buluşarak Frigya’nın kalbi “Ayazini Karşılama ve Tanıtım Merkezi’nde geleceğe aktarılıyor. Birbirinden farklı ve yenilikçi dijital sistemlerle ziyaretçiler, Frig Dönemi’ne ait bilgileri deneyimleyerek öğrenme şansı elde edecekler.

“Friglerin Gizemli Uygarlığı” nı anlatan interaktif ekranla başlayan müze gezisi, gösterim alanında Frig tarihine ışık tutan ve Türkiye’de ilk kez yapay zekâ teknolojisinden yararlanılarak hazırlanan belgesel film ile ziyaretçileri etkileyici bir tarih yolculuğuna çıkarıyor.

“Antik Şehirler ve Kral Yolu’na ait belge ve fotoğrafların sunulduğu interaktif haritayla Friglere ait tüm yerleşim bölgeleri gözler önüne seriliyor. Takip eden alanda “Frig Kültürü ve Mitolojisi” ne ait merak uyandırıcı ve çarpıcı bilgiler interaktif duvar teknolojisi ve animasyonlarla ziyaretçilerle buluşuyor.

MERYEM ANA KİLİSESİ

Ayazini’de en çok dikkat çeken ve dünyada çok az örneğine rastlanan eser olan Meryem Ana Kilisesi, aynı zamanda Oyma Kilise ve Gavur Hamamı olarak da bilinmektedir. Yapı günümüzde kullanılan adını ise kilisenin güney narteksinin doğu bölümünde bulunan kabartma tekniğinde yapılmış “Tanrı Anası“ anlamına gelen monogramdan almaktadır.

Üçlü apsis düzenlemesinin dışarıdan da algılanacak şekilde işlenmesi, yapıyı Anadolu’daki diğer kaya oyma kiliselerden ayıran en önemli özelliktir ve rivayete göre Kudüs’e baktığı düşünülmektedir. Ses akustiği muzzam olan tarih ve kültür harikası bu kilisenin içerisinde haç kabartma ve yazılara rastlanmaktadır ve sütunların yıkılmış altı ayağının izleri görülebilmektedir.

Eser Bizanslılardan kalma olup giriş koridoru ve narteks duvarlarına kazınarak yapılmış Türk boylarına ait damgalar bulunmaktadır. Kayı, Afşar, Bayat ve Eymir boylarına ait olduğu anlaşılan damgalar, Anadolu’nun Türk hakimiyetine geçtiği dönemlerin canlı tanıklarıdır.

METROPOLİS KATLI YERLEŞİMİ

Çok katlı olarak oyulmuş olan yerleşim, küçüklü büyüklü odalardan oluşmaktadır. İlk bakışta salon görünümünde büyük bir oda, odanın sağ tarafında üst katlara çıkan kayada ise oyma merdiven yer almaktadır. Soldaki odalar tonoz tavanlı düz duvarlı iken karşısındaki oval bir forma sahiptir ve zeminde farklı formlarda oyuklar bulunmaktadır. Büyük mekanın tabanında ahşap direk çukurları ve silolar, duvarlarında da hatıl delikleri ve oda organizasyonu ile ilgili paravan izleri görülmektedir.

ASİL MEZARI

Roma dönemine ait olan anıtsal bir cepheye sahip mezar odasının üçgen alınlığı, Frig geleneğinin devamı olarak dikkat çekmektedir. Alınlığın üst yarısının ortasında, yüzeyi aşınmış bir Medusa kabartması vardır.

Kabartma kemerin her iki tarafında yüzleri birbirine dönük oturur durumda iki aslan yer almaktadır. Giriş kapısının sağında Latin haçı biçiminde uçları çapalı şekilde insize(kazıma) haç yer almaktadır. Kemerin her iki yanında birbirine bakar pozisyonda (antithetik) iki Frig aslanı kabartması yer almaktadır. Mezar odasının duvarlarında üç adet arcosoliumlu (nişli kaya oygu tekne mezar) mezar, ortasında ise iki adet basit khamosorion (kaya oygu tekne mezar) vardır. Odanın merkezinde, kapının karşısında bulunan arcosoliumlu mezarın üstüne, birbirine bakar pozisyonda iki aslan kabartması yapımıştır. Odanın tavanında, bir hilal kabartması, girişin sağ iç tarafında bir kadın, sol iç tarafında ise bir erkek kabartması yer almaktadır.Dış cephedeki gibi birbirine dönük iki aslan kabartmasının varlığı mezar sahiplerinin çok özel statüye sahip kimseler olduğunu göstermektedir.

AYAZİNİ KÖY EVLERİ

Ayazini köy merkezinde bulunun taş evler ve altında onlarca alışveriş yapabileceğiniz ve yemek yiyebileceğiniz yerler mevcuttur.

AVDALAZ KALESİ

Avdalaz Kalesi, çevresine göre hafif yükseltili bir arazinin üstünde yükselen kaya kütlesine oyulmuş mekanların oluşturduğu çok katlı yerleşim yeridir. Kayalığın üzerinde yer alan merdivenlerle üst katlara çıkılmakta olup merdivenin sağında dikdörtgen biçimli basamaklı bir sarnıç uzanmaktadır. Katlardaki odalar, zincir halinde yer almakta olup katların kendi içinde ayrıca asma kat biçiminde oyulmuş mekanlar vardır. Ayrıca katlar içinde erzak depolamak için oyulmuş yerler, duvarlarda nişler ve bazı duvarlarda mazgallar mevcuttur.

ASLANTAŞ MEZAR ANITI

Frig dönemine ait Aslantaş kaya mezar odasının ön yüzündeki kapı boşluğunun her iki yanında ayağa kalkmış, iki heybetli aslan ve ayakları altında birer yavru aslan bulunmaktadır. Kapı üstünde hayat ağacını andıran kütle ve bunun üstünde her iki yana uzanmış kanatlı güneş kursu, kabartma olarak yapılmıştır. Mezarlığın üst kısmında basamakların olması anıtsal mezar önünde belli zamanlarda törenler yapıldığını düşündürmektedir. Aslantaş’ın önemli bir Frig kralının mezarı olduğu ve M.Ö. 7. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

YILANTAŞ

Aslantaş’ın batısında aynı kayalıkların devamında bulunmaktadır. Anıt parçalandığı için üçgen tavan kirişleri görülmektedir. Anıt’ın dış tarafında bir aslan kabartması ile bir ayak kabartması günümüze kadar gelebilmiştir. Kapıda, Medusa başlı yılan kabartması ve iki yanında mızraklarıyla yılana saldıran iki savaşçı bulunmakta ise de bugün ters dönen kayanın altında kaldığından görülmemektedir.

MALTAŞ TAPINAĞI

Cephesi üçgen çatılı olup mihrabı bulunan Kybele, açık hava tapınağıdır. Anıtın arka kısmında bir kuyu ve kapakları ayrıca da bir sunak bulunmaktadır. Anıtın arkasındaki bu alanda Tanrıça Kybele’ye adak sunulduğu düşünülmektedir.

FRİGYA KADIN ÜRÜNLERİ PAZARI

Afyonkarahisar’ın meşhur yöresel ürün pazarı, zengin bir kültürel mirasa ev sahipliği yapmaktadır. Pazarda, bölgenin eşsiz lezzetlerini keşfetmek mümkündür. Burada yöresel peynir çeşitleri, özel bal türleri, organik sebzeler ve taze meyveler gibi birçok yerel ürün bulunmaktadır. Pazar, sadece alışveriş yapmakla kalmayıp aynı zamanda bölgenin kültürünü deneyimlemek isteyen ziyaretçiler için keyifli bir atmosfer sunmaktadır.

DEMİRLİ KALESİ

İhsaniye İlçesi sınırları içinde Göynüş Vadisinin kuzeybatısında yer alan Demirli Kalesi, Frigler Döneminde kullanılmaya başlanılmış olup Bizans döneminde de kullanılmaya devam etmiştir. Kale olarak nitelenen doğal kayalık oyularak çeşitli mekanlar oluşturulmuş ve ikamet edilmiştir. Bugün taşla doldurulmuş merdivenli büyük bir sarnıç halen görülebilmektedir. Demirli Kalesi olarak nitelenen kayalığın hemen yanında sandık tipi kaya oyma mezarlar ve yine kayadan oyma mezar odalarından oluşan nekropol alanı vardır.

ANTİK KRAL YOLU

Türkiye’deki en gözde kültür rotalarından biri olan, jeolojik yapısı tüf kayalıklardan oluşan ve ticaret yolu olarak kullanıldığı tahmin edilen yaklaşık iki metre derinliğe sahip gizemli izlerin bulunduğu ‘Frig Yolu’ ya da ‘Antik Kral Yolu’ nun toplam uzunluğu 506 kilometredir. Friglerin izlerini günümüz gezginlerinin sürmesi için oluşturulmuş uluslararası standartlarda uzun yürüyüş ve bisiklet yolu olan güzergah, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1994 yılında tescillenmiştir.

EMRE GÖLÜ

İhsaniye ilçesine bağlı Döğer kasabası yakınlarında bulunan Emre Gölü, doğal yolla oluşmuş bir göl olup yağış dönemlerine bağlı olarak alanı daralır veya genişler. Frig Vadisi’nin birçok tarihi ve doğal güzelliğinin görülmesine imkân sağlayan göl, aynı zamanda göçmen kuşların durağı konumundadır.

Emre Gölü’nde Kral Midas Gemisi ile göl üzerinde tekne turu yaparken gölün etrafında yer alan Frig kaya anıtlarını gözlemleyebilir, bölgeyi bisiklet ve atv turu ile keşfedebilirsiniz. Bunların yanı sıra Emre Gölü’nde at safarisi, sıcak hava balon uçuşu, kamp keyfi yapmak da mümkün.

MEMEÇ KAYALIKLARI

Bizans’tan kalma, kayalıklara oyulmuş yaşam alanları ve şapel bulunan

M.S 8.-10. yüzyıldan günümüze kadar yaşamış kalıntılardır. Sarp güney yüzeyinde, Bizans döneminde kilise, mezar odaları ve barınaklar açılmıştır. Bunların en önemlisi orta kesimindeki kilise boşluğudur. ‘’AROG’’ burada çekildi: Taş Devri atmosferinin izleyici ile buluşturulduğu AROG filmi 2008 yılında İhsaniye’nin Döğer Kasabası’nda bulunan Memeç Kayalıkları’nda çekilmiştir. Frig Vadisi’nin eşsiz yapısı, Taş Devri hissi yaratmak için kullanılmış, vadideki mağaralar, su kuyuları, düzlük alanlar AROG filminin birçok sahnesinde yer almıştır.

ASLANKAYA TAPINAĞI

Yüksek bir kayanın güney yüzü, dikey kesilmiş bir tapınak cephesi olan Aslankaya Anıtı’nın üçgen çatısının kiriş boşluklarında karşılıklı iki sfenks (insan başlı aslan), ana cephede niş içinde iki aslan arasında Kibele bulunmaktadır. Ana cephe geometrik desenli kabartmalarla süslüdür. Anıtın iki yan yüzleri de kesilmiş, kuzey yanına kükremiş ve iki ayağı üzerine şaha kalkmış bir aslan yapılmıştır. Anıt, kendine özgü kapı tasarımı ve zengin kabartmaları ile Frig kaya cepheleri arasında özel bir yere sahiptir.

ÜÇLER KAYASI

İhsaniye ilçesine bağlı Üçlerkayası köyünün içinde ve yakın çevresinde Roma ve Bizans dönemine ait kaya yerleşimleri, anıtsal mezar odaları, kayaların üst kısmında Roma mezarları ve su sarnıçları bulunmaktadır. Üçlerkayası adının verilmesine neden olan büyük kaya kütlesinin çevresinde bulunan çok katlı kaya yerleşimlerinin bazılarına henüz çıkılamamıştır. Ayrıca çevrede görülen peribacaları ve antik yollar turistlerin dikkatlerini fazlasıyla çekmektedir.

SEYDİLER PERİ BACALARI

Kendine özgü jeolojik yapısı ile ülkemizin en özel noktalarından olan Afyonkarahisar’da volkanik patlamalarla oluşarak binlerce yılda rüzgârlar ve yağmurlarla şekillenmiş peribacalarının en güzel örneklerinin görüldüğü alandır.

KIRKİNLER MANASTIRI

İscehisar ilçesinin Seydiler kasabası yakınlarındaki Kırkinler kayalıklarının üst bölümünde mihrap içinde Kübele kabartması ile kaya sunakları bulunmaktadır. Dar merdivenden çıkılan üst bölümde Firiglerin izine rastlandığı gibi, Roma mezarları da bulunmaktadır.